Güneş yüzünü göstermeye başladı… Paltolarımızı, kabanlarımızı atıp; t-shirt’lerimizi, hırkalarımızı giymeye başladık bile. Hatta yazlıklarımız dolaplarımızda yerlerini almaya hazırlanıyor. Hal böyle olunca vücudumuz da daha fazla ön plana çıkmaya başlıyor.
T-shirt’lerimizle sarkan kollarımız, göbeklerimiz; şortlarımızla, dar capri pantolanlarımızla basenlerimiz bizi belki daha fazla rahatsız etmeye başlıyor. O zaman gelin hayatımıza “hareket” katalım; hareketle beraber; mutluluk, huzur, rahatlama, stresten uzaklaşma, zindelik ve kendini sevmeyi…
Gündüz öğle araları, harekete geçmek için en iyi zamanlardan biri aslında. İşe giderken yanınızda götürebileceğiniz bir t-shirt ve taytla sadece ofis merdivenlerini inip çıkarak kardiyo çalışması yapabilirsiniz. Ya da yarım saat hafif tempoda açık havada bir yürüyüş hem vücudunuzun hem de zihninizin rahatlamasına ve günün ikinci yarısını daha zinde karşılamanıza yardımcı olabilir. Bunların hiçbirini yapamıyorsanız, sadece basit esneme hareketleri bile vücudunuza bu rahatlamayı sağlayacaktır, yeter ki bunu isteyin ve kendinize ulaşılabilir bir hedef koyun! İş çıkışlarında ise; eve dönüş yolunun bir kısmını veya tamamını yürüyerek ya da bisiklete binerek almak, tüm eklemlerinizin harekete geçmesini sağlayacak bütün günün yorgunluğunun atılmasını kolaylaştıracaktır. Evde ise; akşam yemeğinin ardından rehavetin çökmesine izin vermeyin; havaların da geç kararmasını fırsat bilerek dışarıya yürüyüşe çıkın, bisiklete binin, evde dans edin, yüzün…Ne yaparsanız yapın harekete geçin!
Mutluluk hormonu olarak da adlandırılan “endorfin hormonu” vücudun acı, ağrı gibi durumlarla baş edebilmesi için salgılanan bir hormondur. Salgılandığında acı iletimini yavaşlatır ya da tamamen durdurabilir. Kimyasal yapısı morfin ile benzerdir; ancak endorfin sadece beyinde üretilir ve kimyasal olarak sentezlenerek vücuda enjekte edilen morfinden daha güçlüdür. Bu da bizim masa başında ağrıyan sırtımıza, bacaklarımızdaki uyuşukluklara, hatta topuklu ayakkabı üstünde geçen koca bir güne derman olabilecek tek doğal ilaçtır. Aynı zamanda stresli bir günün ardından, vücudumuzda gereğinden fazla adrenalin salınımı gerçekleşir. Bu da bedenimizde istemediğimiz ağrılara ve sakin olamamıza neden olmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda, yarım saatlik fiziksel bir aktivitenin metabolizmayı hızlandırarak vücudun adrenalin hormonundan daha çabuk kurtulmasını sağladığını ortaya çıkarmıştır. Bu zaman zarfı içinde salgılanan endorfin hormonuyla da vücud; yatışır, rahatlar ve kendini onararak güne yeniden daha zinde başlama şansı elde eder. Unutmayalım ki, spor yapmak bu morfinin üretilmesini sağlayan en güzel aktivitelerden biridir!






















