Çocuk ve Spor

Spor ve Çocuk

Spor ve Çocuk

Sıcak ve güzel bir yazı geride bıraktık. Kumsallardaki çocuk kahkahaları, ağlamaları, koşturmaları yerini sessiz sakin tatil yapmak isteyen gençlere, çocuksuz çiftlere bıraktı. Biz, ebeveynler ise; formaydı, kitaptı, kırtasiye alışverişiydi koşturmaya başladık bile. Sahildekiler bizim için de güneşi batırın. Bizim şimdi çocuklarımıza konsantre olma vaktimiz geldi; onların sağlıklı, düzenli bir okul dönemine başlamaları için kolları sıvamamız gerekiyor…

Bütün bir yaz koşturdular; yüzdüler, bisiklete bindiler, paten kaydılar, ip atladılar, hiçbir şey yapmasalar bile dışarıya çıkıp temiz hava aldılar. Sırf açık havada olmak bile çocuklarımızın bedenlerinin ve zihinlerini geliştirici özelliğe sahip. Sağlık Bakanlığı’nca yapılan bir araştırmaya göre, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde yapılan fiziksel aktivitenin onun gelişimi üstünde etkili olduğunu; ancak okullarda yapılan beden eğitim derslerinin ve organize sporlara katılım derecesinin çocuğun ileriki yaşlarda spor yapmaya ve onu hayatının bir parçası haline getirmeye daha meyilli olduğu rapor edilmiş. Bu nedenden ötürü okullarda çocuklarımızın beden eğitimi derslerine katılımlarını mutlaka destekleyelim (bırakalım bir saat test çözmesinler), okul takımlarına girerek kendilerini farklı alanlarda da kanıtlayabilsinler ve mutlaka teneffüs saatinde “dışarıda”, bunu özellikle vurgulamak istiyorum; yağmur, çamur, rüzgar, soğuk demeyelim ve onların teneffüs saatlerini mutlaka dışarıda geçirmelerini teşvik edelim.

Bütün bunların yanında çocuklarımıza spor yaptırırken dikkat etmemiz gereken bazı noktalar da yok değil.

Son olarak da altını çizmek istediğim diğer bir nokta ise; doğru “rol-model” olabilmek. Çocuklarımız bizden gördüklerini yaptıkları için, biz ebeveynlerin fiziksel aktiviteye bakış açımız, desteğimiz ve katılımımız doğrudan çocuklarımızı etkileyecek ve çocuklarımızın ileriki yaşlardaki alışkanlıklarını belirleyecektir. Aynı zamanda çocuklarımızla yapacağımız sporlar onlarla aramızdaki bağı kuvvetlendirerek, sosyalizasyonumuzu arttırır ve anne-baba diyaloğunun ötesine geçerek “takım” ruhunu vermemizi sağlayabilir.